- Türk borçlar hukukuna hakim olan temel ilke irade özerkliği ilkesidir. İrade özerkliği, hukuk düzeninin bireylere kişisel ilişkilerini özgür iradelerine göre diledikleri gibi düzenleme hususunda tanımış olduğu genel yetkidir.
- İrade özerkliğine işlerlik sağlayan en önemli hukuki araç, sözleşmedir. Taraflar özgür iradeleri ile yaptıkları sözleşmelerle sınırlı da olsa kendilerini hem borç altına sokan, hem de hak sahibi yapan ve böylece bizzat uymak zorunda oldukları hukuk kuralları koyarlar. İrade özerkliği ilkesinden üç alt ilke doğmaktadır. Bu ilkeler: Sözleşme özgürlüğü ilkesi, Eşitlik ilkesi ve Şekil özgürlüğü ilkeleridir.
- İrade özerkliğinin doğal bir sonucu sözleşme özgürlüğü ilkesidir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi ile hukuk düzeni kişilere, sözleşmeye konu olabilecek ilişkilerini, bizzat düzenlemek, ona diledikleri şekli vermek imkanını tanımaktadır.
NOT:
Kendi içinde alt unsurlara ayrılan bu ilke hakkında ayrıca sitede bilgi verilmiştir.
- Borçlar hukukunda hakim olan bir diğer ilke taraflar arasındaki eşitlik ilkesidir. Ekonomik ve sosyal durumlarına bakılmaksızın alacaklı ve borçlu kanun önünde birbirine eşit sayılmıştır, bu nedenle de eşit korumaya tabi tutulmuştur. Eşitlik ilkesi aslında irade özerkliği ile sözleşme özgürlüğü ilkelerinin doğal bir sonucudur. Gerçekten, ekonomik hayatta borç ilişkisine girişen, bir sözleşme yapan herkes, bu ilişki ve sözleşmeyi kendi özgür iradesiyle kurmuş veya yapmış sayılır. Hiç kimse, iradesi dışında zorla borç ilişkisine taraf olamaz.
- Şekil serbestisi ilkesine göre, borç doğuran sözleşmelerin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe şekil şartına bağlı değildir. (TBK 12/I). Türk Borçlar Kanunu şekil serbestisini ilke, şekil şartını ise istisna olarak düzenlemiştir. Şekil özgürlüğü ilkesi de irade özerkliği ilkesi ile sözleşme özgürlüğü ilkesini doğal bir sonucudur.
NOT:
Bu ilke hakkında sitede bilgi verilmiştir